[:tr]easy software global destek[:]

Kusursuz Destek İçin EASY Hizmetinizde

Başarınız için EASY Destek gün boyu yanınızda

Her geçen gün artan dijitalleşmeyle birlikte, IT sistemleri en yüksek standartları karşılamak ve neredeyse tüm iş süreçlerinin temelini oluşturacak şekilde, sürekli işler halde olmak zorunda. EASY SOFTWARE bu ihtiyaçları, yeni bir destek konseptiyle karşılıyor.

Birinci seviye desteğin kesintisiz olarak ulaşılabilir olması, IT çözümlerinin günlük iş akışında başarılı olabilmesi için en temel gereksinimdir. Ne yazık ki her hizmet sağlayıcı aynı derecede bütünsel bir yaklaşıma sahip olmaz ve şu özellikler çoğunlukla göz ardı edilir:

  • Veri, uygulama ve servislere kesintisiz erişim
  • Anahtar terim “birinci derece destek” çoğu zaman en azından bir tane dünya dilinde (örneğin İngilizce) bile verilmemektedir

EASY bu sorunların varlığını tespit ettikten sonra, artık birinci seviye desteği haftanın her günü ve günün her saati müşterilerine sunuyor.

EASY SOFTWARE’ in sunduğu destek hizmetiyle, şirketiniz kendine özel ihtiyaçlara, büyüme ve stratejik yönelim gereksinimlerine,  standart desteğe göre daha esnek geliştirmeler sayesinde yanıt bulabilir.

EASY Destek Hizmeti

EASY SOFTWEARE Birinci Seviye Destek, iş süreçlerinizin her an çalışır olması için, sorunlarınıza anında çözüm üreterek en iyi destek hizmetini almanızı temin ediyor.

  • EASY çözüm ve ürünleri için destek alabilirsiniz.
  • İngilizce konuşan destek ekibimiz, uluslar arası destek taleplerine anında yanıt verir.

Uluslar arası niteliklere sahip, uzman kadromuz ile destek taleplerine günün her saati işleme alıyoruz. Destek ekibimiz yaşanan sorunu analiz eder ve bilinen hata mesajları için çözümü hemen iletir. 

Fatura Yönetimi İçin Hangi Çözüm?

Fatura yönetimi pek çok işletmede başlı başına bir süreçtir. Alışılmış muhasebe araçları, hatta ERP yazılımları bile faturaların işlenmesi ve arşivlenmesi konusunda yeterince etkin bir çözüm sunamamaktadır. Kimi zaman yüksek maliyete neden olan, zaman ve insan kaynağının gereğinden çok kullanılması, kimi zaman ise birden fazla departmanı etkileyecek hatalar nedeniyle operasyonel ve hatta yasal zorlukların yaşanması sık rastlanan bir durumdur.

EASY Fatura Yönetimi ise özellikle kâğıda basılı fatura kullanan işletmeler için ideal bir çözümdür. Kâğıt faturaların EASY Capture teknolojisi sayesinde hatasız ve otomatik olarak dijitalleşmesi sağlanırken, diğer fatura yönetimi bileşenleri ile fatura yönetiminin iş akışı son derece hızlı ve esnek bir modele dönüşür.

Kontrol edilebilir maliyet yapısıyla, yazılım yatırımlarının ortalamasına göre yatırımın geri dönüşü (ROI) çok daha hızlı gerçekleşir. Bunu mümkün kılan en önemli iki özellik; iş süreçlerini hızlandırarak ve hata payını en aza indirerek insan kaynağı yükünü hafifletmesidir.

EASY Fatura Yönetimi’nin Avantajları Neler?

  • Gelen faturaların merkezi olarak dijital formata dönüştürülmesi ve arşivlenmesi
  • Eskalasyon desteği ile tüm fatura süreçlerinin zamanında ve verimli bir biçimde gerçekleşmesi
  • Tek merkezden sözleşmelere güvenli ve hızlı ulaşım
  • Azalan maliyetler
  • Artan müşteri memnuniyeti
  • Daha kısa işlem süresi
  • Basit yetki konsepti
  • Denetim güvenliği
  • Mobil uygulama desteği

Fatura Yönetiminde Farklı İhtiyaçlara Farklı Özellikler

EASY Fatura Yönetimi, iki bileşen şeklinde sunulur:

EASY INVOICE – Seviye 1, “En Pratik” iş akışını içerir ve daha çok gelen faturalardan otomatik veri çekme işlemi sağlar.

EASY INVOICE – Seviye 2, ilave olarak EASY xTRACT modülünü içerir ve OCR veya barkod bilgisini manüel olarak girme veya transfer etme ihtiyacını ortadan kaldırarak, otomatik fatura verisi seçmeyi mümkün kılıyor.

Ayrıca, EASY ERP Connector, EASY Fatura Yönetimi’ni bir ERP sistemine basit ve düşük maliyetli bir şekilde entegre etme imkânı sunar.

Fatura İş Akışında Minumum Hata Payı

EASY Fatura Yönetimi, gelişmiş teknolojik altyapısı ve güçlü e-arşiv altyapısı sayesinde hayati öneme sahip olan fatura iş akışında hatayı olabilecek en düşük seviyeye indirir. Kullandığı farklı teknolojiler (EASY Capture Plus – Görüntü Yakalama, EASY XTRACT – Akıllı Veri Çıkarma, EASY DMS – Doküman Yönetim Sistemi vb.) sayesinde bütünleşik bir çözümü, çalışanların kolayca kullanabileceği ve şirkete özel hale getirilmiş pratik bir araca dönüştürür.

[:tr]insan kaynakları 4.0[:]

İnsan Kaynakları 4.0

Dijitalleşme gerek iş hayatını gerekse sosyal hayatı giderek daha çok değiştirirken, işe alım süreçleri henüz bu değişimden yeterince faydalanamadı. İnsan kaynakları için geçerli olan temel adımlar hemen hemen eskisiyle aynı şekilde ilerliyor. İK yetkilileri şirketin yeni çalışan ihtiyaçlarını belirliyor, iş ilanları yayınlıyor ve gelen başvuruları inceleyerek işe alınacak kişiyi seçiyorlar. Ne var ki işe alımda ne yaptığınızdan daha önemlisi NASIL yaptığınızdır. “Yetenek avı” bir süredir İK departmanlarını zorluyor. Adayların değişen alışkanlıkları, farklı iletişim kanallarını yönetme ihtiyacı, teknolojik ve sosyal yenilikler İK profesyonellerini gün geçtikçe daha zorlu bir süreçle baş başa bırakıyor. Dolayısıyla, şirketler için en yetenekli adaylara ulaşmanın ve bunu mümkün olan en hızlı şekilde yapmanın yollarını bulmak gerekiyor.

İK 4.0 İşe Alım Sürecini Nasıl Değiştiriyor?

İK 4.0 veya e-işe alım terimleri yaşanan bir değişimi ifade ediyor. Peki, bu terimler sadece popüler tabirler mi yoksa gerçekten işe alım süreçlerinde önemli değişimlere mi işaret ediyor? İşe alımın temel adımları olan iş gücü planlaması, aday niteliklerinin belirlenmesi ve uygun adayı seçerek şirketin kadrosuna katılması gibi aşamalar aynen devam etse de, hedef gruplar, iletişim şekilleri ve kanalları ve adaylara sunulacak değerler tümüyle değişmiş durumda. Çalışan markası kavramı tam da bu değişimin sonucu olarak hayatımıza girmiş durumda.

İK 4.0: Kullanıcı Odaklılık

İK 4.0’ın en temel özelliği artık baş rolün adayda olduğu gerçeğidir. Daha önceleri işe alım yapan şirket ya da İK uzmanları bir pozisyon açtığında, öncelik ve güç işveren tarafındaydı. Günümüzde ise yetenekli adayları işe alabilmek için şirketler arasında ciddi bir rekabet yaşanıyor. Bu rekabet sonucunda, artık adayları ikna etmesi ve onlara cazip olanaklar sunması gerekenler şirketler olmaya başladı. İş görüşmelerinde sorulan klasik sorulardan biri olan “sizi neden işe almalıyız?” artık yerini “neden sizin için çalışmalıyım?” sorusuna bırakmış durumda.

Diğer bir önemli nokta ise işe alım süreçlerinde teknoloji kullanımı. Mümkün olan en çok sayıda adaya, en hızlı şekilde ulaşabilmek ve tüm aşamalarda kullanıcıyı (adayı) merkeze almak için teknoloji hayati bir öneme sahip. Süreci belli standartlar temelinde tanımlayarak standardize etmek ve dijitalleştirmek hem işe alımdaki rekabette avantaj sağlayacak hem de İK verimliliğini artıracak bir unsur.

İşe Alım Süreçlerinin Dijital Dönüşümü

Xing tarafından 2018 yılında yapılan bir araştırmaya göre, Alman firmalarında işe alımda dijitalleşme pek de göründüğü gibi değil. Büyük firmalar İK 4.0 geçişini gerçekleştirmiş olsa da, küçük ve orta ölçekli işletmelerde bu dönüşüm henüz yaygın değil.

Araştırmaya katılan 101 şirketin çoğu, yetenekli adayların şirkete kazandırılması için işe alımda dijitalleşmenin çok önemli fırsatlar yaratacağını düşünmesine karşın, fiilen bu adımları atabilmiş değil. Bu durumun temel sebebi, üst düzey yöneticilerin İK süreçlerinin dijitalleşmesi konusunda İK yetkilileri kadar öncelik vermiyor oluşu gibi görünüyor.

Dijitalleşmenin çok önemli olduğunu düşünen İK yöneticilerinin oranı 67% iken, dijitalleşmenin çok önemli olduğunu düşünen CEO’ların oranı sadece 35%

*Kaynak: Xing E-Recruiting – Recruiting 4.0 Company Success through Digital Personnel Recruitment

İşe Alım Süreci Nasıl Dijitalleştirilir?

İşe alımda dijitalleşme dendiğinde, diğer süreçlerde olduğu gibi en önemli konu ihtiyaçların doğru tespitidir. İK süreçlerinin otomasyonu gerçekleştirilirken, adayların başvuru sürecini tümüyle dijital ortamda yürütebilmesi ve bunu sorunsuz şekilde tamamlayabilmesi sağlanmalıdır. İşveren için en önemli konu hızdır. Çeşitli uygulamalarla ve doğru yazılım altyapısıyla tüm İK süreci belli standartlar içinde hızlandırılabilir.

1. İhtiyaçları analiz edin ve plan yapın: Dijitalleşmeyi bir proje olarak görerek, tüm süreci ayrıntılı olarak tanımlayın. Başta IT bölümü olmak üzere, ilgili bölümlerle iyi bir hazırlık çalışması yapın. İhtiyaçlar ve proje çıktıları iyi tanımlandıktan sonra, dönüşümü gerçekleştirmek üzere bir plan yapın.

2. Kullanıcı deneyimine odaklanın: Kullanacağınız İK yazılımının, özellikle İK çalışanları için kolay kullanımlı olmasına dikkat edin. Bu sayede onların desteğini alarak dönüşümü kolaylaştırmış olursunuz.

3. Veriye dayalı düşünün: Bir adayı diğerine tercih etmek bazen kişisel bir karar olabilir. Özellikle son iki aday arasındaki tercih çoğu zaman böyledir. Ne var ki sürecin başında birçok aday başvuru yaptığında sağlıklı, veriye dayanan bir eleme yöntemi kullanmalısınız. Online testleri kolayca uygulayabileceğiniz, sonuçların kişisel verileri koruma yasalarına uygun olarak değerlendirildiği ve saklandığı teknolojik bir çözüme sahip olduğunuza emin olun.

Sonuç olarak, teknoloji kendi içinde bir amaç değil bir araçtır ve işe alım süreci esasen insanlarla iletişimde olmayı gerektirir. İşe alım uzmanları, şirketin müstakbel çalışanlarıyla ilk temas noktası oldukları için, birer iletişimci gibi hareket etmelidirler. Teknolojinin desteği ve yüksek iletişim becerileriyle, şirketiniz en yetenekli çalışanları bünyesine katmak için girdiği rekabette öne çıkabilir.

Yazının İngilizce orijinali için tıklayın.

[:tr]dijitalleşme[:]

Yapay Zekâ İçerik Yönetimi ve Dijitalleşmeyi Birleştiriyor

25 yıldır IT sektöründe çalışan bir yönetici olarak, iş süreçlerinin dijitalleşmesinin 1970’lerden beri süregeldiğini düşünürüm. Öyle ki, iş süreçlerinin dijitalleştirilmesini o günün teknolojik imkânları çerçevesinde bile yapıyorduk. Peki, bugün dijitalleşmeden bahsettiğimizde farklı olan nedir?

Uygulamaları mobil hale getirme becerimiz, daha iyi bir kullanıcı deneyimi (UX) yaratacak şekilde modern arayüzler kullanmamız ve bunun sayesinde cihazlarla etkileşimi arttırmamız, yapay zeka (AI) aracılığıyla cihazlarla konuşabilmek ve çeşitli hizmetlerden tavsiyeler alabilmek bugünkü durumu benzersiz kılıyor. Teknik becerilerimiz o kadar gelişti ki dijitalleşmeyi hayata geçiren bambaşka deneyimler yaratabiliyoruz.

İkinci önemli nokta ise teknolojinin herkes için, her an her yerde ulaşılabilir olmasıdır. İş yerindeki bilgilere ulaşmak için artık belli bir merkezde olmanıza gerek yok. Hareket halindeyken kullanabileceğiniz uygun maliyetli, geniş kapsamlı hizmetlere ulaşmak mümkün. Fark yaratan ve büyük imkânlar sunan bir durum. Bu bağlamda, günümüzde dijitalleşme eskisine göre tam bir sıçrama yapmış vaziyette. Üstelik çok hızlı, kolay ve uygun maliyetli.

Dijitalleşmenin iki başlangıç noktası

Her tür sonucu elektronik olarak hesaplayabilme ve işlem sistemlerini kullanabilmek ilk noktaydı. İkinci adım ise analog içerik ve kayıtların bilgisayarlara aktarılmasıydı.  İçerik yönetimi (content management) geçen yıllar içinde, faturalar, sözleşmeler ve çeşitli evraklar gibi analog içeriklerin dijital bir arşiv sistemine aktarılması ve gerektiğinde arama ve çağırmaya uygun hale gelmesiyle evrim geçirdi. Kurumsal İçerik Yönetimi (Enterprise Content Management – ECM) bu şekilde hayatımıza girmiş oldu.

Herkesin sisteme dahil olarak ortak çalışabilmesiyle ortaya Doküman Yönetimi (Document Management) çıkmış oldu. Bu yenilikler verimlilikte büyük bir artış getirdi. Ne var ki firmaların önemli bir kısmı halen içeriklerini tam anlamıyla dijitalleştirmiş ve iş süreçlerini buna göre düzenlemiş değil.

İçerik yönetimi, dosya ve belgeleri oluşturmayla sınırlı olan statik yaklaşımı aşarak Süreç İçerik Yönetimi’ne veya Bağlamsal İçerik Yönetimi’ne doğru evrildi. Bu yapılarda, kullanıcı doğru zamanda doğru içeriğe ulaşır ve ihtiyacı olan anlık verilere, önerilere, notlara erişim sağlar. Daha çok veri noktası oluşturup, IoT gibi gelişmelerle birlikte daha çok anlık ve bağlamsal veriyi işin içine kattığımızda süreç yönetimi çok daha etkim olmaktadır. EASY SOFTWARE olarak biz de tam olarak bu konuda çalışıyor ve her geçen gün yeni çözümler üretiyoruz.

İçerik yönetimindeki trendlerin birleşmekte olduğu bir döneme girdiğimize inanıyoruz. Mobil hizmetlerin ve uygulamaların, kurumsal içerik yönetimi dünyasıyla birleşeceğini düşünüyoruz.

İş dünyasının sunduğu hizmetlerin mobilizasyonu ve müşteri odaklı hale gelmesi, esas olarak nihai tüketicilere odaklıdır. İnternet bankacılığı, e-ticaret veya online rezervasyon sistemleri buna örnek gösterilebilir. Aynı durum, şirketlerin çalışanları ve iş ortakları için de geçerli olmaya başladı. Artık herkes iş ortamında kolayca ulaşılabilen, kullanıcı dostu uygulamalar görmek istiyor. Dijital iş yeri, yeni yetenekleri şirketinize kazandırmak için olmazsa olmaz.

Ne var ki kurumsal dünya, nihai tüketicinin dünyasından oldukça farklıdır. Gizli verilerin korunması hassas bir konudur, backend sistemlerin değiştirilmesi zorlu bir görevdir ve genellikle mobil kullanıma ve kullanıcı deneyimine odaklanmaz. Pek çok müşteri, birçok farklı platform ve çözümle uğraşmak zorunda kalır ve tek bir çözümle ilerleyemez. Ancak bu şekildeki bütünleşik çözümlere olan talep ve yeni iş modellerinin gelişimi gittikçe ağırlık kazanıyor.

Geçmişte kurumlar belli bir konudaki ihtiyaca yönelik olarak, bir ajansa uygulama geliştirme işi verir ve sonrasında içerideki IT ekibi bunu mevcut sistemlere entegre etmek için yoğun bir çaba harcardı. Bu arada, aynı şirketin başka bir departmanı başka ajanslarla diğer süreçler için yeni çalışmalara başlardı. Ortaya çıkan karmaşa, hiçbir şirket için sürdürülebilir ve kârlı değildi. Günümüzde ortaya çıkan çoklu deneyim platformları (multi experience platforms) çok sayıda backend sistemi bir araya getirebilmeyi ve başta IT olmak üzere şirketlerin süreci güvenli ve kolay şekilde yönetebilmesini sağlıyor.

Bu yeni platformların kurumların isteklerini karşılamaya hazır olması gerekir. Güveni, ölçeklenebilir ve API yönetiminde çok sağlam olmalıdır. Kurumun farklı ihtiyaçlarına esnek çözümleri kolayca üretebilmek için, yazılım uzmanlığı veya IT desteği gerekmemelidir. Belli bir proje ya da vaka örneğinde, sadece saatler içinde bir uygulamanın/çözümün prototipini oluşturmak mümkün olmalıdır. Bu sayede, kurumun müşterileri için geliştirmeyi düşündüğü yeni hizmetler çok hızlı ve düşük maliyetlerle kullanıma sunulabilir. Yeni geliştirmeler veya ihtiyaç halinde yapılacak düzeltmeler düşük maliyetle sürdürülebilir. Elektronik imza, yapay zekâ motoru oluşturma, iş akış şeması yaratma ya da anlık doğrulama yapma gibi ihtiyaçlara kolayca karşılık verilebilir ve tüm uygulamalar için kullanıma sunulabilir.

Veri analitiği, Yapay Zekâ ve çoklu deneyim hizmetleri, kurumsal dünyada ihtiyaç olan kullanım senaryolarını ölçeklenebilir halde ve programlama gerektirmeden yapabilmeyi mümkün kılar.

Yapay Zekâ içerik yönetimini ve dijitalleşmeyi birleştiriyor

 Artık içerik yönetimiyle çoklu deneyim platformlarının birleşmesi başladı. İş süreçlerini besleyen içerikler, yapay zekâ tarafından analiz edilerek yorumlanacak ve gerek duyulan iş süreci için hazır hale getirilerek, doğru kişiye ulaştırılacak. Bağlamsal içerik yönetiminin temeli buna dayanır.

Bu tür sistemlerin arka tarafta entegre olması, açıktır ki çoklu deneyim platformlarının kurumsal IT ile uyumlu hale gelmesini hızlandıracaktır. Analiz edilmiş içerikler ve elde edilen know-how sayesinde, dijitalleşen süreçlerin iç ve dış müşterilerine çok daha iyi hizmet verilmesi mümkün olacaktır.

Bir sonraki büyük gelişme, sadece iş süreçlerinin mobilizasyonu ve müşteri (çalışanlar, müşteriler, iş ortakları) odaklı hale gelmesi değil, aynı zamanda veri analizi ve ölçülebilir kullanıcı deneyimiyle birlikte, hizmetlerin gelecekte nasıl daha iyi hale geleceğinin öngörülebilmesi olacak.

EASY SOFTWARE olarak, en iyi on çoklu deneyim platformu arasında yer alan ApiOmat’a yatırım yapmamızın nedeni buydu. Bu yeni teknolojiyi 29 yıllık kurumsal sistemlerle çalışma deneyimimizle birleştirip, müşterilerimiz için benzersiz bir değer üretmeyi ve kendi sektörlerinin önüne geçme fırsatı yaratmayı hedefliyoruz.

Dieter Weisshaar – EASY SOFTWARE, CEO

Yazının İngilizce orijinaline ulaşmak için lütfen tıklayın.

[:tr]easy software[:]

Yeni Yatırımlarımızı Basın Toplantısıyla Duyurduk

EASY GRUP Ceo’su Dieter Weisshaar, Kurumsal İletişim Müdürü Lisa Skelnik ve Genel Müdürümüz Süreyya Ecevit’in katılımıyla, EASY SOFTWARE’in Türkiye’de kurulan “Teknik Çözüm Merkezi” ve “Yazılım Geliştirme Merkezi”nin açılış haberini, 26 Nisan’da Four Seasons Bosphorus’ta yapılan basın toplantısıyla medya mensuplarıyla paylaştık.

Türkiye’deki operasyonlarımızın giderek güçlenmesi ve son yedi yılda kendi sektörünün önde gelen firmalarıyla gerçekleştirdiğimiz yüzden fazla projeyi takiben, 2019 yılının başında Almanya’da gerçekleştirilen EASY GRUP strateji toplantısında, EASY SOFTWARE’in büyüme planlarında Türkiye’nin özel bir konumu olmasına karar verilmişti.

EASY SOFTWARE Ceo'su Dieter Weisshaar TRT'ye bir röportaj verdi.Bu vizyona uygun olarak, Nisan ayıyla birlikte açılışını yaptığımız ve toplamda otuz kişilik bir ekiple, EASY SOFTWARE’in dünya genelindeki müşterilerine hizmet vermeye başlayan Teknik Çözüm Merkezi ve Yazılım Geliştirme Merkezi için Türkiye’nin seçilmiş olma nedenlerini Ceo’muz Dieter Weisshaar şöyle açıkladı:

“Türkiye’yi uzun vadede sürekli büyüyecek bir pazar olarak görüyoruz. Bu nedenle önemli yatırımlara devam ediyoruz. Ayrıca MENA bölgesinde işlerimizi büyütmek için de Türkiye’yi ideal bir istasyon olarak görüyoruz. Tüm bu faktörlerin yanı sıra, Türkiye’deki iyi yetişmiş, üstün becerilere sahip insan kaynağının da değerinin farkındayız. Başta bulut teknolojisi olmak üzere, yeni geliştireceğimiz pek çok ürün/hizmet için Türkiye’deki ekibimize çok güveniyoruz.”

Bu gelişmelerle birlikte Türkiye, EASY SOFTWARE’in Almanya merkezinden sonraki en büyük operasyonu ve ülke ofisi haline gelmiş bulunuyor. Genel Müdürümüz Süreyya Ecevit de yeni yatırımların önemine değinirken, ülkemize ve insanımıza gösterilen bu güvenin memnun edici olduğunu vurguladı. Teknolojiyi sadece alan değil aynı zamanda üreten konuma gelmek istediğimizi vurgulayan Ecevit şöyle devam etti:

“Bu iki merkezin kurulması için Türkiye’nin seçilmesi, EASY SOFTWARE’in global müşteri desteğinin 7/24 İstanbul’dan yapılması ve tüm yazılım geliştirme faaliyetinin 20% kadarlık kısmının burada gerçekleşecek olması anlamına geliyor. Böylece, artık sadece teknolojiyi dışarıdan transfer etmekle kalmayıp kendimiz de teknoloji geliştirme noktasına gelmiş bulunuyoruz. Bu sayede, yazılım ihracatı için hedeflediğimiz MENA bölgesine yönelik hamlelerimizi daha güçlü yapabileceğiz. Türkiye’nin bölgesindeki lider ülke konumunu güçlendirmek için, yazılım ve teknoloji alanında hızla büyümeye ve dijitalleşme treninin en ön vagonlarında yer almaya ihtiyacı var.”

Basın toplantısının yansımalarından bazı örnekleri aşağıdaki linklerden takip edebilirsiniz.

Haberler.com

Mynet Finans

ST Endüstri

Patronlar Dünyası

Sabah.com.tr

Time Türk

[:tr]apiomat: mobil uygulama geliştirme[:]

ApiOmat: İki Dünyayı Birleştiren Teknoloji

ApiOmat kısa bir zaman önce EASY SOFTWARE’in bir parçası haline geldi. Yeni EASY ApiOmat, kurumlara yönelik Backend-as-a-Service (BaaS) ve mobil çoklu deneyim platformu olarak, bu iki dünyayı birleştiren eşsiz bir çözüm. Bunu nasıl mı yapıyor? Yeni teknolojilere dayanan zekice bir fikir sayesinde.

Arka plan (backend) uygulamaları hizmeti veren ApiOmat, çeşitli sistemleri standart iletişim protokolleriyle bir araya getirir ve dijital hizmetlerin çok daha hızlı şekilde piyasaya sürülmesini sağlar. Bunu yaparken çok az ya da görece basit kod geliştirme (low code) eforu gerektirmesi sayesinde, özellikle müşteri hizmetleri tarafında yeni fikir ve çözümlerin hızla hayata geçirilmesi gereken sektörler için büyük bir fark yaratır.

Bu özelliği sayesinde projeleri 95% oranında hızlandırır. Gartner tarafından, 2018 yılının “Sihirli Dörtlüsü” arasında gösterilen ilerici bir teknoloji olması da bu nedenledir.

Quo vadis: Şirketleri Değiştiren ve Harekete Geçiren Nedir?

Tüm iş kolları için geçerli olan bir gerçek vardır: Fikrinizi hayata geçirip piyasaya ne kadar çabuk sunarsanız o kadar iyidir. Zira başkaları da aynı fikir üstünde çalışıyor olabilir. Süre giden işlerde ise, özellikle dijitalleşme projeleri için ayrılan vakit ne zaman yeterli olabiliyor ki? Herkesten iki adım önde olmak ve proje sürelerini kolayca hesaplayabilmek size zamandan, paradan ve enerjiden tasarruf etme imkanı verecek ve dolayısıyla başarıya ulaşma şansınızı artıracaktır.

EASY ApiOmat’ın gücü tam da buradadır. Hızlı prototip oluşturma becerisi sayesinde, projenin fikir aşamasından uygulamaya geçmesi – geleneksel proje yönetimi yaklaşımlarına kıyasla – çok daha çabuk gerçekleşir. ApiOmat aynı zamanda “dijital ikiz” kavramını kullanır. Fiziksel ve fiziksel olmayan varlıklar dijital olarak modellenir ve belirgin iyileştirmeler sağlanır. Bu sayede, yeni iş fikirleri için alan açılır ve başta müşteri hizmetleri olmak üzere, tüm hizmetlerde yeni fırsatlar ortaya çıkar.

Hizmet kalitesinin artmasıyla birlikte, hem müşteri deneyimi iyileşir hem de daha fazla kaliteli hizmet talebi oluşarak firmaların kazancı artar. Her iki taraf için de kazançlı bir sonuç.

ApiOmat Nasıl Fark Yaratıyor?

apiomat fonksiyonlarApiOmat standardize edilmiş birçok ara yüze sahiptir. Mobil bildirimler (push notifications), içerik yönetim sistemleriyle entegrasyonlar veya sosyal ağ erişimleri sistemde hazır olarak bulunur. Bu aksiyonlardan birine ihtiyacınız olduğu anda, yapmanız gereken şey tek tıkla istediğiniz seçimi yapmaktır. Nasıl bir tasarım ya da ekranda çalışacağının önemi yoktur. Bu harika özelliğe ek olarak, herhangi bir bulut platformuna erişim sağlamanız da birkaç basit adımda mümkündür. Amazon AWS, Google Cloud gibi servislere ya da Oracle, SAP, Microsoft gibi platformlara kolayca bağlantı sağlayabilirsiniz.

Üstelik her geçen gün yaptığımız geliştirmelerle, iş fikrinizi hızla hayata geçirmenize destek vermeye devam ediyoruz. İhtiyacınız olan uygulamalar, mikro servisler ve daha fazlası için benzersiz bir temel sağlıyoruz.

Bu avantajlar işe başlarken olduğu kadar, işiniz için hayal ettiğiniz büyümeyi sağladıktan sonra da hayatınızı kolaylaştıracak özelliklere sahip. Hızla artan kullanıcı sayısı ya da sipariş sayılarındaki patlama sizin için bir sorun değil, çünkü ApiOmat üstünde ihtiyacınız olan kaynak artırımını anında yapabilirsiniz. Arkaplan sisteminiz AWS veya Almanya’daki özel bir bulut hizmetinde hatta isterseniz kendi bulut hizmetinizde barındırılır.

Takip & Raporlama: 360° İzleme

ApiOmat’ın sunduğu IT yönetim fonksiyonları sayesinde tüm çalışanların ulaştığı verileri ve kullandığı kaynakları izleyebilirsiniz. Özellikle çok çalışanı olan firmalar için büyük bir avantaj olan bu özellik, rol ve yetki tanımlamalarını yüksek hassasiyet ve ince ayrımlarla yapmanızı sağlar. Tanımlamalar yapıldıktan sonra, denetim logları kaynak kod üstünde yapılan her değişikliği kontrol edebilmeyi mümkün kılar. Bu özellik aynı zamanda, kişisel verilerin korunması, gizlilik gibi yasal düzenlemelere uyum açısından da işinizi kolaylaştıracaktır.

Kullanıcı tarafında ise, sistemle birlikte gelen analitik araçları sayesinde pek çok veriyi ölçme şansına sahip olacaksınız. Kullanıcı deneyimine uyan ya da uymayan öğeleri kolayca tespit edebilir, iyi çalışan fikirlerle iş modeliniz için engel teşkil edenleri net biçimde ayırt edebilirsiniz.

Çoklu Deneyim: Her Cihazda ve Her Serviste

İster Web sitesi ister chatbot veya mobil uygulama olsun, ApiOmat ile ihtiyacınız olan geliştirmeyi yapabilirsiniz. Sadece mecra değil, platform anlamında da çoklu ihtiyaçlara yanıt verir. iOS/Android, Backbone.js veya JavaScript fark etmez; artık yapmanız gereken sadece tasarıma odaklanmak ve arka plandaki tüm işleri ApiOmat’a bırakmak.

Arkaplan hizmetleri ve ara yüzler sistemde hazır olarak geldiği için, yapılması gereken tek şey ön yüz tasarımını tamamlamaktır. Bunu yapmaksa yine ApiOmat ile mümkün. “Low-code” kavramı sayesinde, uygulamanızın nihai versiyonunu normalden üç kat hızlı oluşturabilirsiniz. Çevik proje yönetimi ilkelerine uygun, test ve geliştirmelerin en hızlı şekilde yapılabildiği bu konsept, hızlı ve etkin olmanın garantisi.

Yazının İngilizcesi için lütfen tıklayın.

5 Adımda Kâğıtsız Ofise Geçiş

İki bin yıldır kullandığımız kâğıdın, insan uygarlığının gelmiş geçmiş en önemli buluşlarından biri olduğuna şüphe yok. Bilgiyi saklamak, çoğaltmak ve aktarmak için eşsiz bir yöntem olan kâğıda yazma/basma, tarih boyunca eğitimden bilime, siyasetten kültüre kadar pek çok alanda çığır açıcı gelişmeler yaşanmasını sağlamıştır.

Ne var ki günümüzde ürettiğimiz veri ve belge sayısının ulaştığı astronomik seviye, özellikle iş dünyasında kâğıda bağımlı modellerin giderek daha verimsiz ve pahalı olmasına neden olmaktadır. Çok boyutlu küresel ekonominin geldiği noktada, dijitalleşmenin büyük bir hızla dönüştürdüğü iş yapma biçimleri yeni ihtiyaçları ve çözümleri beraberinde getirdi. Bu ihtiyaçların başında 1970’li yıllarda ortaya çıkan “kâğıtsız ofis” kavramı gelmektedir.

Kâğıtsız ofis temel olarak, dijitalleşme yoluyla kâğıt kullanımının mümkün olan en alt seviyeye indirildiği çalışma ortamını ifade etmektedir. Bu hedef gerçekleştirildiğinde çalışanların verimliliğinde artış, iş çıktılarının kontrol ve iyileştirme süreçlerinin kolaylaşması, maliyetlerin düşmesi ve çevreye katkı gibi pek çok fayda üretilebilmektedir.

Kâğıtsız Ofise Nasıl Geçilir?

Kâğıtsız ofisin yukarıda saydığımız faydaları onu son derece cazip ve popüler bir kavram haline getiriyor. Ne var ki pek çok firma bu süreci nasıl yöneteceğini tespit etmekte zorlanabilir. Bu zorlanmanın ana sebepleri, sürecin hem kültürel hem de teknik ve operasyonel tarafları olmasıdır.

Easy Software olarak sunduğumuz kurumsal içerik yönetim çözümlerimizle pek çok firmanın kâğıtsız ofis dönüşümüne katkıda bulunduğumuz için, bu alandaki tecrübelerimizi paylaşmak istedik.

1. Dönüşüm Fikrine Hazırlanın

İş modelinizde yapacağınız köklü değişimler her zaman zorludur. Başta üst yönetim olmak üzere, tüm paydaşların sürece inanması ve dönüşümü sahiplenmesi önemlidir. Bunu gerçekleştirebilmek için, kâğıtsız ofise geçişin faydalarını tüm çalışanlara iyi anlatmak ve herkesin dönüşüm sürecinde üstüne düşen görevleri çok net olarak anlamasını sağlamak gerekir. Çalışanların çoğu kâğıtsız ofise geçişin gerçekleşmeme nedeni olarak yönetimin yeterli inisiyatifi almaması ve altyapı eksiklerini gidermemesi olarak göstermektedir.

2. Mevcut Belgelerinizi Düzenleyin

Bulunduğunuz sektöre, çalışan sayınıza veya sunduğunuz hizmet türüne göre firmanızın iş süreçlerinde kullanılan onlarca (bazen yüzlerce) belge bulunur. Bu belgelerin türleri, formatları ve içerikleri, dijital ortama aktarılmadan önce çok iyi şekilde tanımlanmalı ve tasnif edilmelidir. Unutmayın ki, başta sisteme doğru tanımlanmamış ve arşivleme sistemiyle bilgi mimarisi gerektiği gibi kurulmamış olan belgeler, dijital ortama aktarıldıktan sonra istenen verimlilikte kullanılamaz.

Bu aşamada, her departmanın veya çalışanın kendi uhdesindeki belgeler için gerekli çalışmaları yaptığından emin olun ve tüm çalışmaları net bir takvime bağlayın. Sürecin ucunu açık bırakmak, bu tip sistemsel dönüşüm çalışmalarının önündeki en büyük engellerden biridir.

3. Doğru Teknolojiye Yatırım Yapın

Kurumsal içerik yönetimi için ihtiyacınız olan DMS (document management system) çözümünü seçmek en kritik aşamadır. Firmanızın ihtiyaçlarına uygun, gerektiğinde özelleştirilebilen, kurulum ve kullanım maliyetleri elde edeceğiniz faydaya göre makul olan bir çözümle yola çıkmalısınız. Bunun yanında, hali hazırda kullanmakta olduğunuz diğer iş yazılımlarıyla (ERP, CRM vb.) kolayca entegre olabilecek bir sistemi kullanmak gerek teknik gerekse finansal konularda hayatınızı kolaylaştıracaktır.

Easy Software olarak sunduğumuz çözümlerin özellikleri, bu konuda hangi noktalara dikkat etmeniz gerektiği konusunda size fikir verebilir. Örneğin, EASY Capture Plus gibi gelişmiş bir görüntü yakalama teknolojisi sayesinde, formatı ve türü ne olursa olsun tüm kâğıt belgeleriniz en yüksek kesinlik seviyesinde sisteme aktarılarak dijitalleştirilir. EASY Captur Plus kullanan bazı müşterilerimizde günde 35.000-40.000 belge bu yolla işlenmektedir.

Yazılım çözümüne karar verdikten sonra, belgelerin taranması ve doküman yönetim sistemine aktarılması işlemini gerçekleştireceğiniz ana donanım olan tarayıcıların seçimi konusunda da hassas bir çalışma yürütülmesinde büyük fayda vardır.

4. Çalışanlarınızı ve Müşterilerinizi Eğitin

Kâğıtsız ofise geçerken tüm çalışanların gerek hazırlık aşamasında gerekse dönüşümden sonraki iş süreçlerinde neler yapması gerektiğini çok iyi bilmesi gerekir. Bu nedenle, dönüşümü gerçekleştirecek hizmet sağlayıcıdan yeterli eğitim içeriklerini ve eğitim konusunda uzman kadroya sahip olduğu konusunda teminat almayı unutmayın.

Çalışanlarınız yeterli donanıma ulaştıktan sonra, dönüşüm süreciyle ilgili tüm iş ortaklarınızı, tedarikçilerinizi ve en önemlisi müşterilerinizi bilgilendirmek önemli olacaktır. Bu aşamada, gerekirse çalışanlarınız içinden bazı kişileri iç ve dış müşterilerin eğitimi için görevlendirebilirsiniz.

5. Sonuçları İzleyin ve İyileştirin

Dijital dönüşümün diğer alanlarında olduğu gibi, kâğıtsız ofise geçiş de bir kez tamamlanınca bitirilecek bir proje değildir. Sürekli olarak iyileştirme zihniyetini asla kaybetmeyin ve elde ettiğiniz sonuçların hedeflerinize ne kadar yakın olduğunu düzenli olarak ölçün. Firma içindeki verimlilik, karlılık, müşteri memnuniyeti gibi önemli metrikleri takip ederek sistemin tıkandığı ya da sürtünmenin fazla olduğu noktaları aşmak için, gerekli müdahaleleri yapmak için zaman kaybetmeden harekete geçin.

Yeni Ofisimize Taşındık

[:tr][:]

Dijital Dönüşüm İçin 5 Kural

Yenilikçi fikirler bir şirketi başarılı kılmaya yetmez. Başarı için bu fikirleri tutarlı ve kârlılık yaratacak şekilde hayata geçirmeniz gerekir. En önemlisi de hızlı olmaktır. 2019 yılıyla birlikte, artık yapılması gereken hızla gelen yeniliklerin işimiz için olası yıkıcı etkilerini kabul etmek, çözümlere odaklanmak ve şirket içindeki dijitalleşme süreçlerini hızlandırmaktır.

Yeni Gelişmelere Gözünü Kapatmak Firmalar İçin Çoğu Zaman Ölümcüldür

Eastman Kodak’ta çalışan bir mühendis olan Steve Sasson dünyanın ilk dijital kamerasını geliştirdiğinde yıl 1975’ti. Ne var ki çalıştığı şirket bu yeni ve çığır açıcı teknolojiye hak ettiği değeri vermedi ve işe yaramaz fikirler tarihinin tozlu raflarına yolladı. Bu kararın sonucunda, dijitalleşme dönemine ayak uyduramayarak, Kodak kendisini başarısız şirketler tarihinin tozlu raflarında buldu ve nihayetinde 2012 yılında, firma iflasını açıkladı. Oysa günümüzün dijital kamerası halen Steve Sasson’un ilk patentine dayanmaktadır.

Bu gelişmelerin yaşandığı dönemde, Kodak müşterilerinin daha iyi renkler ve daha yüksek görüntü kalitesi taleplerini dikkate alıyordu. Ve ilk dijital kamera elbette analog kameraların kalitesine yaklaşamıyordu bile. Bu nedenle Kodak için yeterince rekabetçi ve yenilikçi bir ürün olarak görülmemişti. Bu noktada firmanın göz ardı ettiği şey şuydu: Yeni teknolojiler karakteristik olarak, ilk ortaya çıktıklarında mevcut teknolojinin gerisindedir, ta ki gerekli ivmeyi kazanıp diğer tüm alternatifleri arkalarında bırakana dek. Bu yüzden, bazı eksikleri nedeniyle yeni teknolojileri görmezden gelmenin kesinlikle faydası olmayacaktır.

Dijitalleşme uzun zamandır şirketler için bir mecburiyet haline gelmiş durumda. Bu dönüşümü gerçekleştirmek için uyulması gereken beş kuralı şöyle sayabiliriz:

• Kültür değişimi
• Müşteri odaklılık
• Hızla harekete geçmek
• Süreç entegrasyonu
• Kendi iş modelinizi feda etmeye hazır olmak

Bu beş kural bize gösteriyor ki, dijital dönüşüm her şeyden önce şirket içindeki düşünce tarzının ve yönetim metodolojisinin temeli üstünde yükselmelidir.

1.Kültürel Değişime İzin Verin

Dijital dönüşüm için iyi bir stratejiye sahip olmak, eğer çalışanlarınız bunu uygulamak istemiyorsa, pek işe yaramaz. Medya zaman zaman dijitalleşmeyi pek çok insanın işini kaybetmesine yol açacak, olumsuz bir gelişme olarak sunmaktadır. Bu nedenle, çalışanlarınızın dijital dönüşüm yolculuğunda çok hevesli olmaması normal karşılanabilir.

Yöneticilerin yapması gereken, dönüşüm sürecini zorla uygulatmak değil bu süreç için çalışanlara ilham kaynağı olmaktır. Karar vericiler önlerine çıkan en güçlü bariyerleri aşmak için, öncelikle zihniyetin değişmesi gerektiğini fark etmelidirler. Bunu başarmak içinse, çalışanlarınızı sürece dâhil etmeli ve endişelerini gidermelisiniz. Dijitalleşme ile yapılması gereken şey, bazı pozisyonları ya da işleri ortadan kaldırmak değil, çalışanlara daha hassas ve değer yaratacak işler vermek ve daha çok müşteri odaklı olabilmektir. Bu şekilde ilerlendiğinde, yaratacağınız şirket kültürü hızlı olmaya, risk iştahını arttırmaya ve yeni şeyler denemeye imkân verecektir.

2.Müşteriye Odaklanın

Son 15-20 yılda başta büyük şirketler olmak üzere, pek çok şirket hızla gelişen IT altyapısı ve araçlarıyla verimliliklerini ciddi şekilde arttırdı. Şimdi yapılması gereken ise dijital platformlara odaklanarak, müşterileri için daha fazla fayda üretmeleri. Sürekli trendleri takip etmek yerine, “müşterilerimiz aslında ne istiyor?” diye sormamız gerek. Bu düşünce yapısına sahip olduğunuzda, daha fazla pazar payı ve organik büyüme elde edersiniz.

Bunun güzel örneklerinden biri olarak EASY Hizmet Uygulaması sayesinde, müşterilerimizden Ritter Energie- und Umwelttechnik GmbH & Co. ile birlikte çalışarak, müşteri hizmetleri alanında gerçekleştirdiğimiz bir projeyi gösterebiliriz. Ritter daha önceleri, makine bakım ve kontolleriyle ilgili süreçleri analog belgelerle ve çoğunlukla elle yapılan işlemlerle takip ediyordu. Bu durum hataların sıklıkla görülmesine yol açtığı gibi, müşteri tarafında da sorunlara yol açıyordu. Pek çok iş emri veya müşteri talebi, sisteme günler hatta haftalar sonra dâhil olabiliyordu.

Artık Ritter müşteri hizmetleri için bir mobil uygulama kullanıyor ve bu sayede teknik elemanlar isteklere çok daha hızlı dönüş yapabiliyorlar ve hatalar da ciddi oranda azaltılabiliyor.

Bu pilot proje o zamandan beri gelişerek, EASY Hizmet App olarak bugünkü durumuna geldi. Doğrudan müşteri ihtiyaçlarına göre geliştirildiği için, saha ve müşteri hizmetleri için büyük başarı gösterdi. Bu sürecin gelişimini ayrıntılı olarak okumak için lütfen tıklayın.

3.Hemen Başlayın ve Kendinizi Geliştirin

Karar vericiler kararsızlık yaşama lüksüne sahip değillerdir, zira dijitalleşme kesinlikle sizi beklemeyecek. Yine de bir anda devrimsel bir hamle yapmanız da gerekmiyor. Dijitalleşmeyi adım adım da uyarlayabilirsiniz. Müşteri ihtiyaçları ve pazar dinamikleriyle birlikte, yeni teknolojiler de sürekli değişirken, uzun vadeli stratejiler artık anlamını yitiriyor. Kısa vadeli planlamalar yapmak ve hedeflerinize göre sürekli uyarlamak çok daha iyi olacaktır. Çevik (agile) ve dinamik şirketlerin mottosu, “yaparak öğrenmek”tir. Facebook, Amazon ve eBay gibi dijital ekosistemin lideri olan firmalar, ufak ufak başlayıp, test edip ondan sonra da sürekli değiştirmenin ve iyileştirmenin nasıl yapılacağını hepimize göstermiştir.

Çabucak hayata geçirilen ve sık sık yapılan ölçüm ve denemelere dayanan yeniliklerin değeri tartışılmazdır.

Teknolojiyi kendi içinde bir amaç olarak görmekten çok, müşteriler için somut faydalar üretecek bir araç olarak görmek gerekir. Şirket içinde hızla harekete geçmek için gerekli süreçleri yaratın ve MVP’yi ortaya çıkartmaya odaklanın. Ürün ya da hizmetin 80% oranında hazır olması, başlamak ve müşteri odaklı çözümler geliştirmek için çoğu zaman yeterlidir.

4.Entegrasyon: Küçük Başlayın, Büyük Düşünün

Şirketler giderek daha çevik olmak ve maliyetlerini azaltabilmek için, sadece kapsamlı IT projelerini devreye sokmakla kalmayıp, tek tek iş süreçlerini de dijitalleştirmeli ve entegrasyonu sağlamalıdır. Dijital dönüşümü esaslı biçimde ortaya koyabilmek için veri, ürünler ve uygulamalar birlikte çalışmalıdır. Bu noktada önemli olan, şirketin teknoloji ambarlarını kırıp açarak bütünsel bir stratejiyi öne çıkarmaktır. Anlamlı bir otomasyon seviyesine ulaşabilmek için hangi arayüzlerin uygun olduğunu düşünmek gerekir.
Kağıtsız (dijital) ofisin bir adım ötesindeki amaç, veriye dayalı kararları bizim adımıza alabilecek teknolojiyi kullanıma sokmaktır. Bu teknoloji, kimi zaman müşteri şikayetlerini kontrol edip uygun yanıtı veren bir yazılım olabileceği gibi, kimi zaman da fabrikadaki üretim bandını takip ederek gerekli hammadde tedarikini başlatacak bir yazılım olabilir.

5.Yıkıcılık: Kendinizi Sorgulayın

Gelenek bir iş modeli olamaz. Günümüzde bunu herkesin çok iyi anlaması kaçınılmazdır. Tam da bu anlayışa ulaşamadıkları için, pek çok köklü şirket yenilikçi girişimler tarafından piyasadan silinmiş durumda. Bu yıkıcı rekabet ortamında hayatta kalabilmek için, her şirket kendi iş modelini sorgulamaya hazır olmalı ve birileri gelip onları ortadan kaldırmadan kendi kendini yenilemeyi becerebilmeli.

Dijital çağın lider şirketleri eski dönemdekilere hiç benzemiyor. Çok daha çevik stratejiler geliştiriyorlar ve deneyimlerinden çok fazla şey öğreniyorlar.

Sonuç olarak, dijital dönüşüme ne zaman başlamak gerektiğini ve değişimin hangi hızla gerçekleşeceğini doğru tespit etmek, net ve stratejik bir yaklaşıma ve hızla harekete geçme azmine sahip olanların üstesinden gelebileceği bir meydan okuma olarak karşımıza çıkıyor.

Burada ele aldığımız beş kuralı akılda tutarak, önümüzdeki yılda şirketinizdeki dijitalleşmeyi hızlandırıp başarılı olmanızı umarım.

Dieter Weißhaar – EASY SOFTWARE, CEO

Yazının orijinaline ulaşmak için lütfen tıklayın.

Kurumsal Hafıza Nedir, Nasıl Yönetilir?

Kurumsal hafıza (organizasyonel hafıza) bir kurumun geçmişten bugüne kadar sahip olduğu tüm veri ve bilgilerin saklanması ve gerektiğinde tekrar kullanılabilmesi anlamına gelir.

Tıpkı insan hafızası gibi, kurumsal hafıza da farklı format ve hacimdeki bilgileri kaydetmek, saklamak ve zamanı geldiğinde tekrar kullanıma sunmak zorundadır. Ne var ki, bireylerde sıklıkla görülen ve çoğu zaman kayda değer sorunlara yol açmayan, unutkanlık ya da yanlış hatırlama gibi durumlar, kurumlar söz konusu olduğunda çok ciddi sorunlara/kayıplara neden olabilir.

Kurumsal hafızanın bir diğer özelliği ise, çok çeşitli kaynaklardan gelen verilerle oluşan “kolektif” bir hafıza olmasıdır. Dijitalleşme dönemi öncesinden başlamak üzere; farklı kaynaklar, farklı lokasyonlar, farklı insanlar, farklı iş ortakları gibi, kurumsal hafızaya veri sağlayan çok sayıda bileşen vardır. Bu bileşenlerin hemen hepsi farklı bir formatta veri sağlar. Bunları tek bir çatı altında toplamak, istenen zamanda ve istenen şekilde, hatasız olarak bilgiyi kullanıma sunmak başlı başına bir uzmanlık işidir.

Doküman yönetimi ve arşivleme tam da bu uzmanlığın ortaya çıktığı alandır. Özellikle dijitalleşme süreciyle birlikte, hem ürettiğimiz hem de saklayabildiğimiz verinin hacmi büyük bir hızla artmaya başladı. İletişi çok hızlı ve çeşitli kanallar üstünden gerçekleştirilebilir durumda. Bu anlamda, kurumlar artık tek bir e-postanın bile kaybolmasına tahammül edemezler. Gerek iş akışının sağlıklı yürümesi, kalite standartlarının korunması, verimlilik ve performans takibi için gerekse yasal ve resmi süreçlerin eksiksiz bir bütün içinde yürütülmesi amacıyla yapısal bir arşivleme ve doküman yönetimi, tüm kurumlar için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır.

Bu nedenle, formlar, kurum içi yazışmalar, sözleşmeler, e-posta kayıtları, görsel/yazılı raporlar, faturalar, müşteri talepleri, iş emirleri, resmi başvurular vd. tüm doküman ve belgeler eksiksiz olarak kayıt altına alınmalı ve gerektiğinde hatasız ve hızlı şekilde erişilebilir durumda olmalıdır. Buna ek olarak, kurumsal veri ve belgeler özel şifreleme ve versiyon yedekleme teknikleri sayesinde en üst düzeyde güvenlik altına alınmalıdır.

Böylesine kapsamlı bir işi gerçekleştirmek için teknolojik altyapısı güçlü, kurumunuzun kullandığı IT araçlarıyla entegre olabilecek ve kurulum/kullanım kolaylığıyla öne çıkacak bir çözüme ihtiyacınız olacaktır. Dünyanın pek çok ülkesinde, farklı sektörlerde faaliyet gösteren binlerce kurumun güvenle kullandığı, EASY DMS bu anlamda benzersiz bir deneyim sunar.

Kurumsal içerik yönetimi (ECM) için ihtiyaç duyduğunuz tüm özellikler EASY DMS içinde optimize edilmiş olarak bulunmaktadır. Sektör ve büyüklük fark etmeksizin, tüm kurumlara uyarlanabilir olan esnek ve modüler sistemi sayesinde, EASY DMS tüm içerikler için kusursuz bir arşivleme yapmanıza olanak sağladığı gibi, doküman yönetim sistemini en üst dijitalleşme seviyesine taşıyarak, güvenlik ve hız anlamında tüm iş süreçlerinizde gözle görülür iyileştirmeler sağlar.

Avrupa Birliği standartlarına ve yasalarına uyumlu olan EASY DMS ile saklanan tüm kurumsal belgeler, gerekli hallerde mahkemelerde bile delil kapsamında kabul edilmektedir. Bu sayede, zamandan ve mekândan bağımsız olarak kurumsal bilgilerinize erişebilir ve kontrol edebilirsiniz.

EASY DMS hakkında daha fazla için lütfen tıklayın. Veya daha ayrıntılı bilgi için bizi 0216 537 74 50 numaralı telefondan arayabilirsiniz.